Lizzie Bell’in bembeyaz teni, sarı saçları dağınık halde cama vuran akşam ışığında parıldıyordu. O sırada Bruno’nun iri kara yarak gövdesi hızla dolup taşmaya hazırlanıyordu. Dudaklarının arasına aldığı kalınlığın sertliğini hissediyor, derin nefeslerle boğazının en dibine kadar yutuyordu o kocaman amcağı. Lizzie’nin boğazındaki o sıkışma ve ıslaklık, yüzüne patlayan sıcak köpük gibi heyecanı artırıyordu. Bruno’nun eli onun saçlarını kökleme isteğiyle kavrayıp sertçe çekiştirdiği anda maske düştü; korkusuzca, açgözlüce sikiyordu bu sarışın folloşu.
Lizzie ise eliyle kendi amcığını elinden kaçırmadan usulca sıkarak arada ona destek veriyordu. Ağzından çıkan tıkırtılı emmeler ve inlemelerle birlikte masaya dayanmış kız sanki tüm gece boyunca beklediği dayamayı alıyor, her kökleyişinde daha fazla batırıyorlardı içlerine. Yarak kabarıyor, ucundaki damlalar tek tek beyaz-beyaz dökülüyordu Lizzie’nin çenesine doğru. Gözleri hafifçe kısılmış, burnundan nefes alırken boynunu geriye atıp içine çeken bu iğrenç amçalara bayılıyordu.
Derinlemesine yüz sikme devam ederken Bruno aniden yaramazca başını kaldırdı ve onun sıcak dudaklarından yayılan kokuyu içine çekti. Bu deli fahişe ellerini beline koyup onu iyice kendine doğru çekiyordu; lizzie’nin camel toe’su neredeyse patlayacak gibiydi, çoktan sırılsıklamdı. Sertçe dayandıktan sonra kızın ıslak amcığını iki parmağıyla keşfetmeye başladı; sonunda herkesin rüyasını süsleyen o ilk hardcore girişi yaptı. Her defasında yeni bir çığlık kopuyor, Lizzie hiç istemeden ama delicesine köklendikçe bağırıyordu: “Sik beni! Amını yırt!” diye yalvarıyordu.
Bruno aklını kaybetmiş gibi tüm gücüyle sokuyor, çıkartıyor; kızın ağzıyla oynadıktan sonra hem oradan hem de oradan tamamıyla doyuyorlardı birbirlerine. Son darbe geldiğinde Lizzie’nin boğazından gelen tiz iniltiler ve hıçkırıklar arasında kalın spermleri suratına boşaldı; köpüklü beyaz sıvılar gözlerinin kenarlarında parlıyordu. O an yaşanan sertlik ve tutku hiç unutulmayacak kadar büyüktü; beetlenen Lizzie hazdan delirirken Bruno sonuna kadar köklüyordu bu serseri geceyi…